Programlar-Sanalika Hileleri-Eğlence
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 BENEKLİ KULE: ZÜRAFA

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
By_KuraLsız
Grafiker
Grafiker
avatar

Mesaj Sayısı : 183
Rep Puanı : 1
Kayıt tarihi : 16/07/10

MesajKonu: BENEKLİ KULE: ZÜRAFA   C.tesi Tem. 17, 2010 5:18 pm

BENEKLİ KULE: ZÜRAFA



5-6 metrelik boylarıyla zürafaları benekli bir kuleye
benzetebilirsiniz. Zürafaların en uzun yerleri boyunlarıdır. Boyunlarının uzun
olması, ağaçların en üst dallarına kadar uzanıp oradaki filizleri ve bitkileri
yiyebilmelerini sağlar. Zürafaların, hiç çiğnemeden yuttukları bu dikenli
bitkiler önce dört bölmeli midelerine gider. Daha sonra bunları sindirmek için
tekrar ağızlarına gönderir ve burada çiğnerler. En sonunda da tekrar yutarak
midelerinin bir başka bölmesine gönderirler.

Ancak, burada çok ilginç
bir ayrıntı var. Biraz evvel bahsettiğimiz gibi zürafalar midelerindeki dikenli
bitkileri çiğnemek için ağızlarına geri gönderirler. Fakat, bu çok uzun bir
yolculuktur. Besinin mideden ağza gidebilmesi için, beneklinin yaklaşık 3-4
metre uzunluğunda olan boynundan yukarı doğru çıkması gerekir. Sizin de tahmin
edebileceğiniz gibi yemeklerin kendi kendine oraya çıkabilmesi mümkün değildir.
Peki, zürafaların bunu nasıl başardıklarını merak ettiniz mi? Hemen söyleyelim.
Zürafalar, besinleri yemek borusundan yukarı doğru çıkaracak asansör benzeri bir
sisteme sahiptir. Tabii ki zürafaların, "yediklerimizi sindirmek için ağzımıza
geri göndermeliyiz, bunu yapabilmek için de asansör gibi bir sistem inşa etmemiz
gerekir" diye düşünmeleri mümkün değildir.

Öte yandan bu sistemin tesadüfen oluşması
ise hiç mümkün değildir. Bir insan, "yıllar önce inşaat yapmak için gerekli
malzemeleri koyduğum boş araziye gittim bir baktım malzemelerin yerinde kocaman
bir bina duruyor, herhalde biraz yağmur biraz kar biraz da güneş, sonunda
seneler için de bu binayı oluşturdu" dese, her halde bu kişiye çok gülersiniz.
Hatta belki de aklını yitirmiş olduğunu düşünüp ona acırsınız. İşte, beneklinin
asansör sistemli boynu için de "tesadüfler sonucunda oluşmuştur" demek aynı
şeydir. Böyle bir sistem tesadüfen oluşamaz.

Üstelik bir zürafa, taş,
toprak ve kerpiçten oluşan cansız bir bina değildir. Bu, koşan, acıkan,
çocukları olan bir canlıdır. Hiç bunun tesadüfen oluşması, tesadüflerin ona
sahip olduğu uzun boynu ve içindeki sistemleri vermesi mümkün müdür? Tabii ki
değil...

Çok açıktır ki, zürafaya ihtiyacı olan herşeyi, doğuştan Allah
vermiştir. Allah, zürafanın ağzını ve mide yapısını iğneli ve dikenli bitkileri
rahatça yiyebilmesi için özel olarak yaratmıştır.

Boyun yapıları gibi, zürafaların uyuma şekillerini de Allah
özel olarak yaratmıştır. Zürafalar, boyunlarını arka gövdelerinin yanına
uzatarak uyurlar. Birkaç dakika dışında bütün uykularını bu şekilde ayakta
geçirirler. Bir de zürafalar hiçbir zaman aynı anda uyumazlar, mutlaka
aralarından biri nöbet tutar. İşte, bu nöbetçinin uykusundan fedakarlık etmesi
ve zürafaların bu konuda ortak karar alıp anlaşabilmeleri, bize tüm canlılar
gibi beneklinin de Allah'ın kontrolünde olduğunu gösterir.

Şimdi, bu beneklilerin yemek
yiyişlerini bir kenara bırakalım ve biraz da bu sevimlilerin su içmeleri
hakkında konuşalım. Eminiz, zürafaların metrelerce eğilip nasıl rahatça su
içebildiklerini öğrenince bu çok hoşunuza gidecek. Bu konuyu çoğu insan bilmez
ya da bilse bile üzerinde düşünmek aklına gelmemiştir. Oysa, herşeyi yaratan
Rabbimiz, bizlerin düşünen insanlar olmamızı ister.

İlk olarak şunu
söyleyelim, bu uzun benekli kuleleri su içerken önemli bir sorun bekler.

Onları bekleyen sorunun ne olduğunu anlamanız için biraz insanlardan
bahsedelim. Bildiğiniz gibi bir insan baş aşağı durduğunda veya amuda
kalktığında yüzü kıpkırmızı kesilir. Bunun sebebi yerçekiminin etkisiyle önemli
miktarda kanın insanın başına toplanmasıdır. Böyle bir durumda kan, başın
içindeki damarlara bir basınç uygular ve bu kuvvete "kan basıncı" denir.


İşte, bu kan basıncı zürafalar su içerken de meydana gelir. Ancak ortada
büyük bir problem vardır. Zürafaların boyları 5-6 metre olduğu için, bu
yükseklikten aşağı inen kafaya etki eden kan basıncı da oldukça büyük olacaktır.
Söz konusu kan basıncı bir insana uygulansa insan hemen beyni parçalanarak ölür.


Peki, zürafalar nasıl olur da su içerken beyin kanaması geçirmezler?
Çünkü, uzayın, gökyüzünün, dünyamızın ve içinde yaşayan tüm canlıların
yaratıcısı olan Allah, zürafaların başlarının içine çok özel bir mekanizma
yerleştirmiştir. Zürafaların başlarındaki damarların içinde kapakçıklar vardır.
Bu kapakçıklar, zürafanın başının yüksekliği değiştiğinde devreye girer ve kanın
zürafanın başına basınç yapmasına engel olurlar. Böylece, zürafa rahatlıkla su
içebilir.

Peki, zürafaların neden benekli olduğunu hiç düşündünüz mü?
Çok estetik olan bu görüntü aslında onların saklanmalarını sağlar. Yaşadıkları
ortamın rengi ile böyle bir uyum içinde olmaları düşmanları tarafından
görülmelerini zorlaştırır. Çok büyük olmalarına rağmen, tek düşmanları olan
ormanlar kralı aslandan bu sayede saklanabilirler.

Ayrıca zürafalar, bir tehlike anında
koşarak 55-60 km. hıza ulaşabilirler. Koşmaya başladıklarında başlarını pompalar
gibi ileri geri götürür ve kuyruklarını kıvırırlar. Koşarken diğer bir
özellikleri ise, diğer hayvanlar gibi ayaklarını çaprazlama atmamalarıdır. Önce
ön ve arka sol, daha sonra ön ve arka sağ ayaklarını kullanarak koşarlar.
Aslanların bu yüzden zürafayı yakalayabilmesi çok zor olur.

Tabii bu
durum yavru zürafalar için geçerli değildir. Onlar, henüz tam gelişmemiş
bacaklarıyla anneleri gibi hızlı koşamazlar. Bu yüzden, aslanlar onları kolayca
yakalayabilirler. Ancak, ilk başta da belirtiğimiz gibi bu sevimli, minik
yavrular, annelerinin yanından hiç ayrılmazlar. Anneleri de öldürücü tekmeler
atabilen uzun bacaklarını onları korumak için kullanırlar. Burada biraz durup
düşünün. Zürafa dediğimiz canlı sonuçta bir hayvandır. Hayvanların aklı, zekası
yoktur. İnsanlar gibi duyguları da yoktur. Yani bir tehlike karşısında annenizin
sizi koruması çok doğaldır ve bu durum size olan sevgisinden kaynaklanır. Ama
bir insan gibi duygulara, akla ve vicdana sahip olmayan zürafanın tehlike
karşısında yavrusunu koruması son derece şaşırtıcıdır. İşte zürafanın ve diğer
tüm hayvanların yavrularını korumaları Allah'ın onlara ilham etmesi sayesinde
olur. Allah sonsuz şefkat sahibidir.

Hepimizin yaratıcısı olan Rabbimiz, yarattığı
varlıklara olan benzersiz şefkatini ve merhametini bir Kuran ayetinde şöyle
haber verir:
…Öyleyse Rabbin, gerçekten şefkatli ve
merhamet sahibidir. (Nahl Suresi,47)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
mc_berke
Normal Üye
Normal Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 149
Rep Puanı : -1
Kayıt tarihi : 17/07/10

MesajKonu: Geri: BENEKLİ KULE: ZÜRAFA   Paz Tem. 18, 2010 10:30 am

Teşekkürler...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
xxxsirin_babyxxx
Genel Mod
Genel Mod
avatar

Mesaj Sayısı : 157
Rep Puanı : 0
Kayıt tarihi : 16/07/10

MesajKonu: Geri: BENEKLİ KULE: ZÜRAFA   Ptsi Tem. 19, 2010 11:12 am

Teşekkür ederiz


İyi Forumlar Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
By_KuraLsız
Grafiker
Grafiker
avatar

Mesaj Sayısı : 183
Rep Puanı : 1
Kayıt tarihi : 16/07/10

MesajKonu: Geri: BENEKLİ KULE: ZÜRAFA   Paz Tem. 25, 2010 5:52 pm

Bişey Değil...

İyi Forumlar...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
BENEKLİ KULE: ZÜRAFA
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
EglenTR.TK :: Hayvanlar Alemi-
Buraya geçin: